30 Haziran 2013 Pazar

Uzak İhtimal

 Uzak İhtimal. Yönetmeni Mahmut Fazıl Coşkun. 2009 yapımı ve süresi de 92 dk. Oyuncular; Görkem Yeltan, Nadir Sarıbacak ve Ersan Uysal. Türü drama. 38. Uluslararası Rotterdam Film Festivali Altın Kaplan ödülü başta olmak üzere birçok ödüle sahip. 

Şöyle bir giriş sahnesiyle başlıyor film: Kilisede bir rahibe ibadet ediyor. Ardından kapı vurulma sesi duyuluyor ve rahibe kapıya koşuyor. Kapıda baygınlık geçiren hamile bir kadın var. Diğer rahibelerin yardımıyla kadın içeri alınıyor ve doğum gerçekleşiyor. Bebek sağlıklı bir şekilde doğuyor ama annesi doğum esnasında ölüyor.



Filmin konusu ise şöyle: Bir müezzin, rahibe adayı genç bir kadın ve bir kitapçının yollarının kesişmesi paralelinde yaşanan olaylar anlatılıyor. Ankara’lı, İmam hatip mezunu Musa İstanbul’a geliyor ve bir camide müezzin olarak çalışmaya başlıyor. Komşusu Clara ise bir kilisede çalışıyor ve kendisini büyütmüş olan yatalak yaşlı bir kadına bakıyor. Birkaç tesadüfi karşılaşmanın ardından hayatlarına yaşlı bir sahafın da dahil olmasıyla olaylar ilerliyor ve filmin sonunda içiniz buruk buruk ekrana bakakalıyorsunuz.

Film, başından sonuna kadar gerek oyunculuklar gerek çekimler açısından aynı yavaşlıkta ve sadelikte ilerliyor; en heyecanlı sahnelerde bile filmin ritminde bir değişiklik olmuyor.Fonda İstanbul görüntüleriyle kendini hayatın akışına bırakmış 3 mütevazı insanın arasındaki ilişki oldukça samimi bir dille anlatılıyor.
 Modern hayat, hızlı yaşanan duygular ve ilişkilerin yerine film büyük bir sükunet içerisinde dile getirilmemiş bir aşkın gölgesinde sessiz sedasız akıp gidiyor.

Filmin baş karakterlerden birinin bir müezzin olması ve yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun'un babasının müftülükten emekli bir imam, ağabeylerinin de İmam Hatip'li olması gibi durumları göz önünde bulundurunca filmin din propagandası yapıp yapmadığı konusunda önyargılar oluşabilir ancak; filmde dinlerin övülmesi, kıyaslanması ya da birinin öne çıkarılması gibi hiçbir yaklaşım yok yalnızca var olan uzaklık durumu dile getiriliyor. Film dinlerle ilgilenmiyor, ilişkiler din paralelinde ilerlemiyor. Bunun dışında var olan kalıplar ve alışılmış yaşantılar göze çarpıyor. Kitaçıda Musa'nın rastgele eline aldığı kitabın Bukowski'nin 'Kadınlar' kitabı olduğunu öğrenmesiyle hemen elinden bırakması gibi.

Oyunculuklar açısından Görkem Yeltan ve Nadir Sarıbacak oldukça başarılı. Özellikle Görkem Yeltan'ın sessiz sessiz konuşmaları,tavırları ve yürüyüşü oluşturduğu karakterle epey uyumluydu.Yalnızca Ersan Uysal'ın oyunculuğunda sevmediğim bazı noktalar oldu,daha doğrusu yetersiz bulduğum. Sahaf olarak başarılı bir oyunculuk çizse de babalık yönü eksik kalmış, ben o hissi pek alamadım.

Film alışık olunan bir şekilde mutlu sonla ya da daha olumlu bir sonla da bitmiyor; içte kalan duygular ve boğazda kalan bir düğümle sonlanıyor. Teknik veya görsel olarak çok iyi olmasa da Mahmut Fazıl Coşkun'un bu ilk filmi tüm samimiyetiyle izlenesi bir film.

 Filmin fragmanına şuradan bakabilirsiniz.