7 Temmuz 2015 Salı

Bazı kitaplar bitmiyor...


Çok güzel bir kitap, ancak ben Şahmeran hikayesinde takıldım kaldım. Tepkim Şahmeran'a değil üstüne alınma lütfen ama gitmiyor.

 Çok iyi, çok hoş. Her şeyin nasıl da bilinçaltımızda başladığı, "yapamam edemem"lerin tohumlarını nasıl kendi ellerimizle ektiğimizi anlatıyor ve çok da iyi öneriler veriyor. Ancak bir yerden sonra biraz tekrara düştü bence, beni bıraktı. Ben kitabı bırakmadım o beni bıraktı.Valla.


Hep sanki elimde bu kitaptan daha çok okuyasımın geldiği bir kitap oluyor. Yoksa kitap güzel.


Bu kitaba okulda başladım, çalışma aralarımda okuma kitabımdı bu benim. Ama onu unutmuşum.


Şimdi ben ne yapsam? Bu kitaplar var elimde, yarım yarım ama ben durmadan yeni kitaba başlıyorum. Şimdi de Dostoyevski'nin Kumarbaz'ına başladım. Kendimi durduramıyorum. Kaçar adım yeni bir kitaba başlıyorum. Ne olurdu sanki elimde tek bir kitabım olsaydı düzgün düzgün onu okuyup yenisine geçseydim.
.
.
.
.
.
gözyaşları.

Bir Akşamdı romanı üzerine birkaç not.


Peyami Safa tam da ağır kitaplardan sıkılmışken sizi içine alacak, oradan oraya sürükleyecek yazarlardan biri, benim için. Aşk, entrika, değişim, nöbetler...sayfaları ardı ardına çevirmenizi sağlayacak her şey mevcut.

Bir Akşamdı romanında yazar Meliha'nın değişim öyküsünü anlatıyor bize. Adından da yola çıkarsak bir akşam biri çıkageliyor Meliha'nın anne ve babasıyla yaşadıkları İzmit'teki evlerine. Kamil. Yakışıklı, uzun boylu, kara gözlü bir asker. Ve o akşam Meliha'nın hayatının değişim öyküsü başlıyor.

Verem bir baba, bol bol kahkaha atan gençliğine doyamamış bir anne. Meliha yaşamak istiyor. Bu yaşama arzusu ona İzmit'i dar edecek; Kamil'in peşinden İstanbul'a gidecektir.

Nedir yaşamak? Meliha için o sıkıcı İzmit günlerinden kurtulmak, her gün uyanınca pencereden o bahçeyi görmemek; adım atmak, hayatın içine dalmak ve bir aşk yaşamak. Babasına üzülüyor bir tek arkasında bıraktığı.

Zamanla Kamil'i tanıyor. Ve ilk hayal kırıklığı; ardından yaşananlar, yeni insanlar, yeni erkekler. Kıskançlık hem de ölümcül bir kıskançlık.

Meliha bir sabah uyanıyor. Ve içinde bir şey duyuyor, bir his. Bir anda olgunlaşıyor sanki. Bakışları değişiyor, yüzüne birkaç çizgi ekleniyor ve kabullenme.

Kitabı okurken öyle hırslandım, üzüldüm; o duygudan bu duyguya koştum. Kamil, ah Kamil! Meliha'nın aşkı, kalbinin pır pır edişi ve ilk şüphe. Şüphe ne kötü bir şey. Bir kere karıştı mı kana ondan kaçış yok artık.

Peyami Safa romanı yazarken epik bir dil kullanmış. Hikayenin bazı noktalarında bi durup bize sesleniyor. Evet, bu bir roman diyor bakalım şimdi neler olacak. Bu anlatım da hoşuma gitti.

İlgisini çekip de okumaya karar verenler umarım siz de seversiniz kitabı.


Sevgiler
Usagi,

6 Temmuz 2015 Pazartesi

endişelenmeyi bırakın.

gerçekten. bırakın. let it go.

çünkü endişelenince de olmuyor.

şimdi size kaygı veren şeyi içinizden alın ve dışarıya gönderin pencereden. gidişini izleyin. ve derin bir nefes alın.

işte bu kadar.

aslında amacım bu değildi yazmaya başlamadan. ben bu aralar çalışıyorum başıma ağrılar gire gire. tatil yapmak istiyorum (neyseki az kaldı) kimler tatilde kimler çalışıyor ve molalarda blog okuyor diye soracaktım.

buydu tek amacım.

3 Temmuz 2015 Cuma

bazı filmler ve sahneleri (3)


Bu filmi bilenler? Aman allahım bu adamdan ödüm kopmuştu. 
Lost Highway diyenler bizimlesiniz.



Polanski. Repulsion (Tiksinti) filmiyle. Yalnız izlemeyin derim.



Why?



Kaçın.


 Mommy. süper film.



 Ezra Miller. favorim.



Dogtooth. Of of! Psikolojik gerilim sevenler kaçırmayın bu filmi. Yunan sinemasından beklenmeyecek hareket.



Yunan sinemasından beklenmeyecek bir hareket daha. Attenberg.


Haneke.


Kosmos.



Bu role başkası olmazdı.

Sevemedim ben bu diziyi.


Yok, olmadı.