22 Haziran 2015 Pazartesi

Die Wand filmi üzerine...

Şu anda filmin öyle etkisindeyim ki hemen yazmak istedim.

Filmde en unutamayacağım ve beni çok üzen sahne, bir adamın masum köpeği vahşice başına baltayla vurarak öldürdüğü sahneydi. Luchs. Öyle tatlı, öyle masum bir köpekti ki. Kadının öldükten sonra Luchs'un başını ellerinin arasına alışı, dilinin dışarı sarkışı ve öldürülürken ne olduğunu bile anlayamaması çok içimi parçaladı.

çok çok üzüldüm.




Filme gelecek olursak, Türkçe'ye "Duvar" diye çevrilmiş. Frau ismindeki bir kadının kendini arama mücadelesini anlatıyor. Dağlık bir köy evinde kalırken bir gün etrafta geziyor ve aniden hayali bir duvara çarpıyor. Tek dostları bir inek, bir köpek ve bir kedi. Onların sorumluluğunu üstlenerek hayata tutunuyor ve bir yaşam mücadelesine başlıyor. Her gün günlük tutuyor. Mevsimler geçerken  kadın  etrafına yarattığı, aslında hepimizin yarattığımız duvarları aşmaya çalışıyor.



Yalnızdır ve bunu kabullenmesi gerekiyordur. Belki de bu duvarı sadece bu şekilde aşabilecektir. Yalnızca doğa, hayvanları ve huzur.


Yarattığımız bütün endişe ve kaygılardan uzak yavaş yavaş geçmişi unutmaya, gelecek kaygılarından uzaklaşmaya başlar. Güneş ışığıyla ısınırken çimlere uzanır, yanında Luchs yatarken hep o anda kalmayı arzular.


Game of Thrones izleyenler bilirler, orada çok yüzlü bir Tanrı vardır ve Arya "hiçkimse" olmak için çabalar. İşte filmdeki kadının da kurtuluşu böyle olabilmekte gizli gibidir. Doğaya karışarak sanki onun bir parçasıymışçasına, bütün yüklerden ve kaygılardan uzak...olması gerekiyordur. Bu hem bir kaçış hem de kurtuluştur. Tabii bu noktaya gelene kadar yaşaması gereken acı tecrübeleri ve yalnızlığı kabullenmesi gerekecektir.



19 Haziran 2015 Cuma

Soğuk Dağ filmi.


Ne hoş bir filmdi. Nicole Kidman, Jude Law, Renee Zellweger, Natalie Portman. Ooh daha ne olsun, değil mi?

Charles Frazier'in aynı adlı öyküsünden uyarlanmış film. Amerikan İç Savaşı'nı konu alıyor, aşkı, sabretmeyi, ölümü ve daha birçok şeyi.

154 dakika. 2003 yapımı. Yönetmeni de Anthony Minghella.

Epeydir izlemek istediğim bir filmdi. Erkek arkadaşımla düzenlediğimiz yaz film festivalimizin ilk filmiydi (:


Ben en çok Renee Zellweger'i sevdim filmde.

Nicole Kidman'ın güzelliğine ve Jude Law'a diyecek bir şey yok zaten.




15 Haziran 2015 Pazartesi

Yeni bir dizi önerisi.


Mozart In The Jungle!


Öyle sıcak, öyle samimi bir dizi ki. Dün uyumadan önce açtım ve 3 bölüm izledim. Hala okulda olduğum gerçeğinden ötürü izleyemiyorum. Biraz daha çalışıp eve gidince güzel bir yemek eşliğinde izlemek için sabırsızlanıyorum.

Obua çalan bir adet kızımız Hailey. Çellist Cynthia (umarım doğru yazdım). Meksikalı yeni maystro Rodrigo ve dansçı Alex. Ha bir de Hailey'nin punkrockçı ev arkadaşı, eski maystro filan var. Gençlik, aşk, alkol, hırs ve bolca müzik.

Ben Hailey karakterini çok sevdim. Bıkmadan usanmadan saatlerce New York Senfonisi'ne hazırlanması, sadeliği çok hoşuma gitti. Çalışkan insanlara garip bir sevgi ve hayranlık besliyorum.

Daha sadece 3 bölüm izledim. Şubat 2014'te çekimlerine başlanmış dizinin. Şu an 1. sezonu var yalnızca 10 bölümlük. 2. sezon belli değil. Bölümler 25-30 dakikalık.

Hadi bakalım açın da bir bölüm izleyin. İşte size birazcık görsel:


Rodrigo


Hailey


Cynthia








3 Haziran 2015 Çarşamba

Bir "Mim" de benden!

Zihnin Arka Sokakları bloğu mimlenmiş, kendisi de isteyen kendi kendini mimleyebilir demiş. Ben de kendi kendimi mmliyorum ve sorulara geçiyorum. (:

1. Bilgisayarının masaüstü görüntüsü nedir?

Masaüstümü hemen hemen her gün değiştiriyorum. Dünden beri şu:


2. Bir kafeye girdiğinde genellikle ne sipariş edersin?

Çay, çoğunlukla.

3. Google'da aradığın en son şey nedir?

Tez Merkezi'nden tez.

4. Mesajlaştığın ya da konuştuğun en son kişi kim?

Erkek arkadaşım.

5. Tiyatroya en son ne zaman gittin?

Bir hafta ya da 10 gün önce. Çehov'un kısa oyunlarından derlenmiş bir oyundu: "Ve Daha Bissürü"

6. Sinemaya en son ne zaman gittin?

Sanırım 3 hafta oluyor. Peşimdeki Şeytan'a gittim.

7. Hangi diziyi herkes izlemeli?

Tabiiki Breaking Bad. Ama son zamanlardaki favorim Wayward Pines. Bunu da herkes izleyebilir.

8. Seni en çok ne çıldırtır?

Haksızlık.

9. Ne zaman uyanırsın?

7-7.30 gibi.

10. İnternetteki ilk adın?

Hatırlayamadım.

11. Favori emojin nedir?

32 diş gülen surat ve yapraklar.

12. Kedi mi köpek mi?

Kedi kedi kedi (:

13. En son ne tür müzik dinledin?

The Smiths.

14. Kuzey mi güney mi?

İzlanda'ya ve İskandinav ülkelerine gitme hayali olan biri olarak kuzey diyorum. her zaman KUZEY.

15. İstanbul'la ilgili en sevmediğin şey?

İstanbul'da yaşamıyorum ama kalabalık diyebilirim.

16. İstanbul'da en sevdiğin üç semt?

Kuzguncuk, Moda, Cihangir.

17. Kafanda genel olarak ne olur?

Bitmeyen işler. Bazen de doğanın güzelliğini fark edip her şeyi boşveririm.

18. Komedi mi dram mı?

Dram.

19. Çay mı kahve mi?

Çay, her daim.

20. Bu soruları cevaplamadan önce ne yapıyordun?

Tomris Uyar'ın Derin Kazın öyküsünü okuyordum.

21. Son olarak bir sırrını paylaş?

İlkokuldayken öğretmen saçımda bit bulmuştu.