30 Nisan 2015 Perşembe

Kitap notları #2


(...)
Bazan bir şey yaşarken olaya dışardan bakıp, o olayı yazmak için yaşadığım duygusuna kapılıyorum. O zaman içimden bir ses, karşısındakine haksızlık ediyorsun, diyor. Olmaz böyle bir şey, diyor. Olayın içine girmeye çalışıyorum. O zaman da kendime haksızlık ediyormuşum gibi oluyor. Böylece kendi özüm ve gözetimim (yazmak için) arasında gidip geliyorum.

(Ö. Tezer, Kalanlar, İstanbul, 1990, s.30.)

29 Nisan 2015 Çarşamba

İçinizi ısıtacak illüstrasyonlar...

Tek kelimeyle bayıldım bu illütrasyonlara ben. Her ne yapıyorsanız bırakın ve 5 dakika buraya bakın.


favorilerimden
(:


21 Nisan 2015 Salı

That makes me HAPPY!


Yarın İstanbul'a gidiyoruuum!

5 günlük bir tatil beni bekliyor. Bol bol gezip, ablama sarılıp arkadaşlarımla görüşücem. 

yuppi! 
:)


14 Nisan 2015 Salı

11 Nisan 2015 Cumartesi

Son 1 haftam...

Herkeşlere merhaba. Bu güzel Cumartesi gününde tertemiz havayı içimize çekelim, güzel bir kahvaltı yapıp, bilmediğimiz yollarda uzun yürüyüşlere çıkalım, yeni kitaplar alalım, yaşamın değerini bilelim,, derim ben ^^


Tamtamına 1 hafta yazmamışım bloga. Her gün yazma sözümü epey aksatmışım. Neden bilmiyorum. Yoğundum evet ama bu bir bahane değil elbette. Yine de kızmayın bana olur mu?


Bu geçen haftasonundan sanırım. Arnavut kaldırımlı taş sokaklarda yürüdük de yürüdük...


Çok şahane bir kitabevi Çizgi. Aradığınız çoğu kitabı bulabileceğiniz, pencere kenarına yerleştirilmiş taburelere oturup çayınızı yudumlarken kitaplarınızı inceleyebileceğiniz sıcacık bir yer. 


Yorgunluk çayım ve kitaplarım...


Çizgi'nin kitap ayraçlarına bayıldım, tasarımları çok hoş gördüğünüz gibi. Tezer Özlü'nün kitabını bitirmek üzereyim. 1982-83 yıllarında Milliyet Sanat'taki yazılarını ve denemelerini içeriyor kitap. Karamsar olarak nitelendirilen sevgili Tezer Özlü'nün sinema ve sanat alanında bu kadar donanımlı olduğunu düşünmemiştim ben. Farklı yönlerini görebiliyoruz bu kitapta.


Bu görüntüye aldanmayın, çok yoğun bir haftaydı pek ders çalışamadım.  üzgün surat.


Daha önce bahsettim mi bilmiyorum çok hoş bir yer "Hiç Hane". Gördüğünüz gibi renkli sandalye ve masaları, tabloları ve film afişleriyle ruhunuzu okşuyor. Her masaya da bir kitap koymuşlar, gönlümü fethettiler.


Jehan Barbur. Çok eğlenceli bir konserdi. Minicik bir kadın. Nerden esiyorsa ordan söyledi, danslar etti ve gitti.


Bugün Dünya Farkındalık ve Mutluluk Günü imiş.

Herkese mutlu Cumartesi'ler o zaman.

Sevgiler,,

3 Nisan 2015 Cuma

Son günlerden...

 Nisan geldi ama havalar ısınmadı hala burada. Ağaçlar çiçek açmaya başladı. İçimiz kıpır kıpır oluyor ama kabanlarımızı sıkı sıkı giyinip yürümeye devam ediyoruz.


Bol bol okuyup, notlar alıyorum. Altlarını çiziyorum kitaplarımın. Son günlerde sorumluluklarım arttı iyice. Pozitif düşünüyorum, üstleniyorum bu sorumlulukları.


Kameralara küsen Jeton...


Cumaları çok severiz! ^-^


Aa, dün akşam The Hedhehog filmini izledim ondan bahsetmek isterdim. Neyse o da bir sonraki yazımın konusu olsun. 


O zaman herkese Happy Friday!

Sevgiler,