17 Ağustos 2014 Pazar

Benim için Pazar...


Pazar günleri nasıl sakin, nasıl güzel. Benim için Pazar demek;

- Geç uyanmak,
- Güzel, uzun bir kahvaltı yapmak,
- Blog yazmak, müzik dinlemek,
- Koltuğa kıvrılıp kitap okumak uzun uzun, çay içmek,
- Temizlik yapmak (tek sevmediğim pazar günü eylemi)
- Akşamüzeri dışarı çıkmak

demek.

Mutlu pazarlar olsun. :)

10 Ağustos 2014 Pazar

Cumartesi gecesinin filmi Labor Day idi.

Sonlarına doğru biraz kan kaybetse de ben filmi çok sevdim. Son zamanlarda izlediğim en iyi filmdi diyebilirim. Tam da ruh halime uygun bir filmdi. Ne abartılı ne yorucu su gibi, ruhun içine işleye işleye akıp giden bir filmdi. Dramatik ama aşırı değil, heyecanlı ama hop oturup hop kaldırtmayan, "aa ne zaman bitti" diyebileceğiniz bir film.

Hep söylüyorum Kate Winslet filmlerini çok severim diye. Hemen hemen bütün filmlerini izlemişimdir. Bu da son filmi sanırım. 2013 yapımı. Joyce Maynard'ın 2009 yılında yazdığı aynı isimli kitabından uyarlaması film. Yönetmeni Jason Reitman, Juno ve çok sevilen The Office dizisinin yönetmeni.

Film, müzik eşliğinde doğadan görüntülerle başlıyor. 13-14 yaşlarındaki Henry'nin ağzından hikayelerini dinlemeye başlıyoruz. Annesi Adele Wheeler ile birlikte yaşadığını, babası sekreteriyle annesini aldattıktan sonra boşandıklarını ve ailesi olarak gördüğü kişinin annesi olduğunu söylüyor.

Henry, yaşına göre son derece olgun bir çocuk.  Annesinin yalnızlığının, aşksız yaşamanın ona ne kadar zor geldiğinin de farkında. Bu yüzden ona küçük bir eş gibi davranıyor. Her gün için minik kartlar hazırlıyor annesine. Bir gün ona köpük banyosu hazırlıyor, bir gün yatağına kahvaltısını götürüyor, bir gün alışverişe çıkıyorlar. Alışverişe çıktıkları bir gün markette Henry dergilere bakmak için annesinden izin alıyor. Dolaşırken kapıdan bir adam çıkıyor ve Henry'den yardım istiyor. Bu adam, Frank Chambers. Cinayetten 15 yıl hüküm giymiş ve götürüldüğü hastanenin 2. katından atlayıp kaçmış ve yaralı. Henry'e annesinin ona yardım edebileceğini düşündüğünü söylüyor ve zorla birlikte eve gidiyorlar. Başlangıçta onlar için korkutucu olan Frank zamanla ikisi için de farklı bir yer ediniyor. Yaptıkları şeyin sonucunu kestiremeyen bu üç insan farkında olmadan bir aile olmaya başlıyorlar.

Oyunculuklar zaten epey başarılıydı. Özellikle Henry rolündeki Gattlin Griffith çok iyiydi.

Bu güzel Pazar gününde şöyle bol bol mısır patlatıp izleyebileceğiniz harika bir film. Bu filmi kaçırmayın derim.

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Çekiliş var, katılsanıza!

Çekilişi ben yapmıyorum, zamanla inşallah ben de yapıcam. Ama olsun, siz buna katılın. 10 kişi birer kitap kazanıyor bu çekilişle, gayet güzel kitaplar var çekilişte. İşte şunlar:

Kahraman Tazeoğlu- Bukre


bazenoyleolur’dan kitapzen.com sponsorluğundaki kitap çekilişine katılabilirsiniz. Katılım için; bir tık.

4 Ağustos 2014 Pazartesi

i am so sleepy!


Dün bütün gün temizlik yaptığımı duymayan kalmadı herhalde. Gecenin bir vakti uyuduğumdan mütevellit sabah aynen bu durumda okula geldim.

İlk kez "Pazartesi sendromu" dedikleri şeyi yaşadım sanırım. Her yerim ağrıyor ve de midem bulanıyor uykusuz kaldığım için.

Yorgunum,
yorgun.

3 Ağustos 2014 Pazar

Asla yaz insanı olamam!


Sonbahar gelsin de hırkalarımızı giyip akşam yürüyüşleri yapalım. 
Yapraklara basalım çatır çutur. 
Sonra bir parkta oturup Sait Faik okuyalım. 
Olmaz mı?

1 Ağustos 2014 Cuma

Tatil nasıl gidiyor?


Merhaba,

Benim tatilim gezmelerle başladı şimdi dinlenmelerle devam ediyor. İzmir'deyim. Çok sıcak. Bol bol televizyon izleyip, kitap okuyorum. Boş boş oturmak çok zevkli.

Kiminin tatili bitse de ben iki günlük raporla uzattım tatilimi. Tatili devam edenler olarak çok şanslıyız. :)