13 Mayıs 2016 Cuma

Challenge 30 ve son: Neden blog yazmaya başladınız? Blog isminizin bir hikayesi var mı?

Yazma eylemi hayatımın önemli bir parçası. Ajanda, günlük, not defterleri başucu eşyalarım diyebilirim. Hemen hemen her şeyi yazanlardanım. İnternet ortamında bir şeyler yazmak ise hiç aklımda olmayan bir şeydi. Çünkü ben birkaç yıla kadar sosyal medya başta olmak üzere interneti olabildiğince az kullanan biriydim.

 Sonra sevgili ablam Mutlu Keçi (o şu anda daha ünlü bir blogger, biraz onun ününden şanından faydalanayım) "ya kardeşim dedi bak sen bu kadar okuyosun, izliyosun bunları yazsana". Ben de ilk başta "ya ne gerek var ki, onu yazana kadar yeni bir şeyler okurum" modundaydım. Sonra gel zaman git zaman kanmaya başladım, yazsam mı ki dedim. 

İlk olarak wordpress hesabım vardı. Sonra blogger daha samimi gelmeye başladı ve buraya geçtim. Blog ismim Dolunay Surat. Ne ki bu şimdi diye düşününler ve bilmeyenler için:

Ben çocukken Ay Savaşçısı siye bir anime vardı deli gibi izlediğimiz. Geçtiğimiz yıl yeni versiyonu çekildi hatta. Orada Usagi yani ay savaşçısı ile Mamoru'nun müthiş bir aşkları vardı. Mamoru, Usagi'ye hep "Dolunay Surat" derdi. Çok tatlıydı. Usagi, sakar, uykucu ve sulugöz bir tipti. Üçü de beni tanımlayan özellikler olduğun için bir bağlantı kurdum sanırım Dolunay Surat ismiyle (:



veee....

challenge biter. Bu güzelmeydan okuma için sevgili Saçaklı'ya teşekkür diyorum. Epey keyif aldığım ve beni kendim hakkında düşünmeye iten bir meydan okumaydı.

garip bir hüzün kapladı içimi.

üzgün dolunay surat.

2 yorum:

  1. Aynı hüzün bende de var. Yeni challengelar gelmeli heemmen:) Herkesi aynı konu üzerinde düşünürken bulmak çok keyifliydi gerçekten :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bi boşluğa düştük şimdi. her gün bakıyordum acaba bugünün sorusu ne diye (:

      Sil