7 Temmuz 2015 Salı

Bir Akşamdı romanı üzerine birkaç not.


Peyami Safa tam da ağır kitaplardan sıkılmışken sizi içine alacak, oradan oraya sürükleyecek yazarlardan biri, benim için. Aşk, entrika, değişim, nöbetler...sayfaları ardı ardına çevirmenizi sağlayacak her şey mevcut.

Bir Akşamdı romanında yazar Meliha'nın değişim öyküsünü anlatıyor bize. Adından da yola çıkarsak bir akşam biri çıkageliyor Meliha'nın anne ve babasıyla yaşadıkları İzmit'teki evlerine. Kamil. Yakışıklı, uzun boylu, kara gözlü bir asker. Ve o akşam Meliha'nın hayatının değişim öyküsü başlıyor.

Verem bir baba, bol bol kahkaha atan gençliğine doyamamış bir anne. Meliha yaşamak istiyor. Bu yaşama arzusu ona İzmit'i dar edecek; Kamil'in peşinden İstanbul'a gidecektir.

Nedir yaşamak? Meliha için o sıkıcı İzmit günlerinden kurtulmak, her gün uyanınca pencereden o bahçeyi görmemek; adım atmak, hayatın içine dalmak ve bir aşk yaşamak. Babasına üzülüyor bir tek arkasında bıraktığı.

Zamanla Kamil'i tanıyor. Ve ilk hayal kırıklığı; ardından yaşananlar, yeni insanlar, yeni erkekler. Kıskançlık hem de ölümcül bir kıskançlık.

Meliha bir sabah uyanıyor. Ve içinde bir şey duyuyor, bir his. Bir anda olgunlaşıyor sanki. Bakışları değişiyor, yüzüne birkaç çizgi ekleniyor ve kabullenme.

Kitabı okurken öyle hırslandım, üzüldüm; o duygudan bu duyguya koştum. Kamil, ah Kamil! Meliha'nın aşkı, kalbinin pır pır edişi ve ilk şüphe. Şüphe ne kötü bir şey. Bir kere karıştı mı kana ondan kaçış yok artık.

Peyami Safa romanı yazarken epik bir dil kullanmış. Hikayenin bazı noktalarında bi durup bize sesleniyor. Evet, bu bir roman diyor bakalım şimdi neler olacak. Bu anlatım da hoşuma gitti.

İlgisini çekip de okumaya karar verenler umarım siz de seversiniz kitabı.


Sevgiler
Usagi,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder