24 Mayıs 2013 Cuma

À bout de souffle


Merhabalar. Karalama defterimin bu yazısında “Serseri Aşıklar” filminden bahsedeceğim.Ben de henüz izledim ve çok sevdim. Film Fransız yönetmen Jean-Luc Godard’ın en bilinen ve belki de en önemli filmi (Ayrıca ilk uzun metrajlı filmi). 1960 yapımı siyah beyaz film sinema tarihi açısından da oldukça önemli bir yere sahip. Süresi 86 dakika.
Filmde araba kaçakçılığı yapan ve hayatını bu şekilde sürdürmek isteyen Michel ile sokaklarda gazete satan, aynı zamanda bir gazetede stajyerlik yapan Patricia ‘nın arasındaki ilişki ve bu ilişkinin arka planında ilerleyen birtakım olaylara tanık oluyoruz. Michel, son olarak Marsilya’da bir arabayı kaçırırken istemeden de olsa bir polis memurunu öldürüyor ve Paris’e kaçıyor. Burada önceden de birkaç kere birlikte olduğu Patricia’yı buluyor ve film boyunca Patricia’yı kendisiyle Roma’ya gelmesi için ikna etmeye çalışıyor. Sonrasında gelişen durumlarsa hem Michel hem de izleyen için şaşırtıcı bir hal alıyor.
Filmin önemine gelecek olursak; film o zamana kadarki bütünsel bir kurgusu olan ve film boyunca bu kurguyu tırmandıran Hollywood filmlerinin aksine daha çok görüntüler ve diyaloglardan ibaret. Fransız Yeni Dalgası’nın François Truffaut’un 400 Darbe filmiyle birlikte ilk filmlerinden biri. Modern sinemanın kapısını aralayan film Godard’ın varoluşçuluk temelli ilk dönem filmlerinden. Godard filmi izlerken bir taraf tutmamızı istemiyor, sadece bize durumların görüntülerini sunuyor. Hollywood filmlerindeki aklı bir olaya yoğunlaştırmayı reddediyor ve izleyiciye düşünmesi ve sorgulaması için zaman tanıyor. Örneğin; filmin odak noktasını Michel’in polislerden kaçma kovalamaca sahneleri oluşturmuyor, biz bunları gazete haberlerinden öğreniyoruz. Filmin merkezinde ise Michel ve Patricia’nın ilişkiler ve hayat üzerine diyalogları ile sorgulamaları yer alıyor. Sürekli bir hareketten ziyade karakterlerin düşünce akışı ve duygu değişimlerini izlediğimiz film sinemada belli başlı kurallar olması gerektiği yaklaşımını yıkmasıyla oldukça önemli.
Filmle ilgili ilginç detaylar:
-Godard filmde doğallığın bozulmaması ve gerçeklik hissini güçlendirmek için oyuncularına bol bol doğaçlama yapma fırsatı sunmuş.
-Filmin bir yerinde Godard da oynuyormuş ama ben bulamadım.
-Senaryoyu François Truffaut bir gazete haberinden esinlenerek yazmış.
-Film çekildiği yıllarda Patricia bütün kadınları kısa saça özendirmiş.Gerçekten de çok tatlı.
-Patricia rolünü oynayan Jean Seberg filmden 20 yıl sonra intihar etmiş.
-Tekrar tekrar izlenebilecek keyifli bir film. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder